GÜNDEMİ BUL MENÜ

Paylaş:
X
Gündem

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu Anlatıyor: Kalp Ritminin Kaynağına Daha Farklı Bir Pencereden Bakmak

Kalp ritim bozuklukları, her hastada aynı mekanizma ile ortaya çıkmıyor. Bazı aritmiler kalbin farklı bölgelerinden kaynaklanırken, özellikle kompleks vakalarda ritim probleminin kaynağını ortaya koymak daha ayrıntılı bir elektrofizyolojik değerlendi

asabi Yazar / Editör
01.09.2026 16:32 2 Okunma 7 Dk Okuma
Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu Anlatıyor: Kalp Ritminin Kaynağına Daha Farklı Bir Pencereden Bakmak

Kalp ritim bozuklukları, her hastada aynı mekanizma ile ortaya çıkmıyor. Bazı aritmiler kalbin farklı bölgelerinden kaynaklanırken, özellikle kompleks vakalarda ritim probleminin kaynağını ortaya koymak daha ayrıntılı bir elektrofizyolojik değerlendirme gerektirebiliyor.

Bu noktada kalbin dış yüzeyine yönelik yaklaşımlar da elektrofizyolojinin önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Girişimsel kardiyoloji ve elektrofizyoloji alanlarında çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu, epikardiyal yaklaşımın hangi durumlarda gündeme gelebildiğini ve bu alandaki değerlendirmelerin nasıl yapıldığını anlatıyor.

“Öncelikle Ritim Bozukluğunun Nereden Kaynaklandığını Anlamamız Gerekiyor”

Soru: Ritim bozukluğu ile başvuran bir hastada ilk olarak neye bakıyorsunuz?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Öncelikle ritim bozukluğunun türünü ve özelliklerini anlamaya çalışıyoruz. Çünkü aritmi dediğimizde tek bir hastalıktan bahsetmiyoruz. Farklı mekanizmalarla ortaya çıkan çok sayıda ritim bozukluğu var.

Elektrokardiyografi, Holter kayıtları ve hastanın şikâyetlerinin özellikleri bize başlangıçta önemli bilgiler veriyor. Gerekli durumlarda görüntüleme yöntemlerinden ve daha ayrıntılı elektrofizyolojik incelemelerden yararlanıyoruz.

Benim açımdan en önemli aşamalardan biri, ritim bozukluğunun kaynağını mümkün olduğunca doğru şekilde ortaya koymak.

Kalbin Dış Yüzeyi Neden Önem Kazanıyor?

Soru: Ritim bozukluklarında neden kalbin dış yüzeyine yönelik bir yaklaşım gerekebiliyor?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Kalbin elektriksel yapısını yalnızca iç yüzeyden değerlendirmek her zaman yeterli olmayabiliyor.

Özellikle bazı kompleks ventriküler aritmilerde elektriksel aktivitenin kaynağı kalbin dış yüzeyine yakın bir bölgede bulunabiliyor. Böyle bir durumda yalnızca endokardiyal taraftan yapılan değerlendirme hedef bölge hakkında yeterli bilgi vermeyebilir.

Bu nedenle uygun hastalarda kalbin dış yüzeyinin de değerlendirilmesi gündeme gelebiliyor.

Epikardiyal Ablasyon Nasıl Bir Yaklaşım?

Soru: Bu noktada epikardiyal ablasyon nasıl bir yöntem olarak karşımıza çıkıyor?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Epikardiyal Ablasyon, kalbin dış yüzeyine ulaşarak elektrofizyolojik değerlendirme ve gerekli durumlarda ablasyon yapılmasını sağlayan özel bir yaklaşımdır.

Burada temel amaç, ritim bozukluğuyla ilişkili bölgenin daha ayrıntılı şekilde değerlendirilmesidir.

Ancak bu yöntemi her ritim bozukluğunda kullanılan standart bir işlem olarak düşünmemek gerekiyor. Özellikle ritim bozukluğunun anatomik ve elektriksel özellikleri dikkate alınarak seçilmiş hastalarda gündeme geliyor.

“Her Hastada Aynı Haritalama Yapılmıyor”

Soru: İşlem sırasında elektriksel haritalamanın nasıl bir rolü var?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Elektrofizyolojide haritalama bizim için oldukça değerli.

Kalbin farklı bölgelerindeki elektriksel aktiviteyi değerlendirerek ritim bozukluğunun kaynağı hakkında bilgi edinmeye çalışıyoruz. Üç boyutlu haritalama teknolojileri de bu süreçte bize önemli katkılar sağlayabiliyor.

Ancak haritalama sonuçlarını tek başına değerlendirmiyoruz. Hastanın klinik özellikleri, görüntüleme bulguları ve daha önce yapılmış tetkikleriyle birlikte ele alıyoruz.

Bir hastanın elektriksel haritası diğer hastanınkiyle aynı olmayabilir.

Daha Önce Ablasyon Yapılmış Olması Ne Anlama Geliyor?

Soru: Daha önce ablasyon geçirmiş hastalarda yaklaşım değişiyor mu?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Elbette. Önceki işlemin neden yapıldığı, hangi bölgelere müdahale edildiği ve sonrasında ritim bozukluğunun nasıl seyrettiği bizim için önemli bilgiler.

Bazı hastalarda daha önce uygulanan endokardiyal yaklaşım sonrasında ritim bozukluğunun devam ettiğini görebiliyoruz. Böyle durumlarda mevcut verileri yeniden değerlendirerek aritminin kaynağı konusunda farklı bir yaklaşım gerekip gerekmediğine bakıyoruz.

Fakat daha önce ablasyon yapılmış olması otomatik olarak epikardiyal bir işlem gerekeceği anlamına gelmez.

“Tek Bir Testle Karar Vermiyoruz”

Soru: Epikardiyal yaklaşım düşünülürken hangi tetkikler önem taşıyor?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Hastanın tıbbi geçmişiyle birlikte elektrokardiyografi ve ritim kayıtlarını değerlendiriyoruz. Gerektiğinde ekokardiyografi ve kalbin yapısal özelliklerini ortaya koyabilecek diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanıyoruz.

Özellikle kompleks aritmilerde farklı kaynaklardan elde edilen bilgilerin bir arada değerlendirilmesi gerekiyor.

Bu nedenle tek bir testin sonucuna bakarak karar vermek yerine bütüncül bir değerlendirme yapmayı tercih ediyoruz.

Hastaların En Çok Merak Ettiği Konular

Soru: Hastalar epikardiyal yaklaşımla ilgili size en çok hangi soruları yöneltiyor?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Genellikle işlemin neden gerekli olabileceğini, kalbin dış yüzeyine nasıl ulaşıldığını ve kendileri için böyle bir yaklaşımın uygun olup olmadığını soruyorlar.

Bunun yanında işlemin süreci ve sonrasındaki takip de merak edilen konular arasında.

Burada hastalara özellikle şunu anlatıyoruz: Aynı isim altında değerlendirilen ritim bozukluklarının bile farklı mekanizmaları olabilir. Dolayısıyla hastanın kendisiyle ilgili kararın ayrıntılı değerlendirme sonrasında verilmesi gerekiyor.

Elektrofizyolojide Deneyim Neden Önemli?

Soru: Kompleks aritmilerde deneyimin rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Elektrofizyoloji, hem elektriksel hem de anatomik açıdan oldukça ayrıntılı bir alan.

Özellikle kompleks ritim bozukluklarında farklı verileri bir araya getirerek doğru soruyu sormak gerekiyor. Ritim nereden kaynaklanıyor? Hangi mekanizma söz konusu? Hedef bölgeye hangi açıdan ulaşmak daha uygun?

Bu soruların yanıtları hastadan hastaya değişebiliyor.

Bu nedenle doğru hasta seçimi, ayrıntılı hazırlık ve işlem sırasında elde edilen verilerin doğru yorumlanması birbirinden ayrı düşünülemez.

Teknolojik Gelişmeler Değerlendirmeyi Nasıl Değiştiriyor?

Soru: Son yıllarda elektrofizyoloji alanındaki teknolojik gelişmelerin etkisini nasıl görüyorsunuz?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Teknoloji, ritim bozukluklarının değerlendirilmesinde bize giderek daha fazla veri sağlıyor.

Uzun süreli ritim kayıtları, gelişmiş görüntüleme yöntemleri ve üç boyutlu elektrofizyolojik haritalama sistemleri, kalbin elektriksel ve anatomik özelliklerini daha ayrıntılı değerlendirmemize yardımcı oluyor.

Ancak teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, elde edilen verilerin klinik bilgilerle birlikte yorumlanması gerekiyor.

İşlem Sonrası Takip Neden Önemli?

Soru: İşlem tamamlandıktan sonra hastaların takibi nasıl değerlendiriliyor?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: İşlemin tamamlanması sürecin son noktası değil.

Hastanın klinik durumu, ritim özellikleri ve gerektiğinde yapılan kontroller takip sürecinin önemli parçaları.

Özellikle kompleks aritmilerde zaman içerisindeki değişimleri görmek ve elde edilen sonuçları değerlendirmek gerekiyor.

“Aritmiyi Anlamak, Tedaviyi Planlamanın İlk Adımı”

Soru: Epikardiyal ablasyon konusunda vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu: Bence en önemli nokta, ritim bozukluklarını yalnızca bir şikâyet olarak değerlendirmemek.

Çarpıntı, ritim düzensizliği veya hızlı kalp atımı gibi şikâyetlerin altında birbirinden tamamen farklı mekanizmalar bulunabilir. Özellikle kompleks aritmilerde önce ritim bozukluğunun kaynağını ve mekanizmasını anlamamız gerekiyor.

Epikardiyal yaklaşım da bu değerlendirme içerisinde, uygun hastalarda başvurulabilen özel yöntemlerden biri.

Dolayısıyla her hastaya aynı yöntemi uygulamak yerine, hastanın özelliklerine göre doğru yaklaşımı belirlemek elektrofizyolojinin temel prensiplerinden biri.

Epikardiyal Yaklaşımda Kişiye Özel Değerlendirme Öne Çıkıyor

Epikardiyal ablasyon, kalbin dış yüzeyine yönelik özel bir elektrofizyolojik yaklaşım olarak özellikle bazı kompleks ritim bozukluklarında gündeme gelebiliyor.

Ancak yöntemin gerekip gerekmediği; aritminin türü, elektriksel kaynağı, kalbin anatomik özellikleri, önceki işlemler ve hastanın genel klinik durumu birlikte değerlendirilerek belirleniyor.

Prof. Dr. Mert İlker Hayıroğlu da elektrofizyoloji alanındaki çalışmalarında, ritim bozukluklarının doğru tanımlanmasının ve hastaya uygun yaklaşımın belirlenmesinin önemine dikkat çekiyor.

Bu açıdan epikardiyal yaklaşım, modern elektrofizyolojide belirli hasta grupları için önemli seçeneklerden biri olarak değerlendiriliyor.

asabi

Gündemi Bul yazarı. Gündemdeki son gelişmeleri, bağımsız analizleri ve araştırmaları sizlerle paylaşıyor.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yorumlar (0)

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bir Cevap Yazın

5 + 4 = ?